Dışa Bağımlılıktan Kurtuluruz

 

‘Dışa bağımlılıktan kurtuluruz’
 
İlk ve tek eğitimli uzmanımız Uzman Yenilenebilir Enerji Mühendisi Nafi Cabacaba, Haberdar’a
verdiği özel röportajda, ülkemizin enerjiyi kullanma ve üretme biçiminin sürdürülebilir
olmadığına dikkat çekti
 
Günümüzün en büyük sorunlarından biri güvenli enerji tedariği. Günümüz modern ve gelişmekte olan
ülkelerinin temel kaygısı enerjiye daha kolay ve ucuza ulaşabilmek. Yenilenebilir enerji konusunda ilk ve
tek eğitimli uzmanımız Uzman Yenilenebilir Enerji Mühendisi Nafi Cabacaba, Haberdar’a verdiği özel
röportajda, ülkemizin enerjiyi kullanma ve üretme biçiminin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek,
“Enerji üretimi için kullanılabilecek kaynaklar sınırlı. Küçük bir ada devleti olarak petrol, doğal gaz gibi
dış kaynaklı hammaddelerine bağımlı olmamız hem ülke ekonomimize hem de iklim değişikliğine çok ciddi
oranda hasar vermekte. Halbuki, adamız yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği açısından elverişli bir
coğrafi konuma sahip” dedi.
 
Tükenmeyen kaynak
University of Southampton’da lisans, University of Surrey’de Master çalışmasını tamamladıktan sonra
ülkemize geri dönen Nafi Cabacaba şu anda Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde doktorasını yapıyor.
Cabaca, fosil yakıtların ömürlerinin hem kısa hem de fazlasıyla maliyetli olduğuna dikkat çekerek,
“Dünyada uzun yıllar ve halen enerji üretimi için kullanılan katı yakıt türlerinin, hem tükenen enerji
kaynakları olduğunu hem de ciddi çevre kirliliğine yol açtığının artık bilinmektedir. Diğer yandan
yenilenebilir enerji kaynaklarının ise doğanın geliştirdiği, tükenmeyen kaynaklar olduğunu biliyoruz” dedi.
Araştırmalara göre dünya petrol rezervlerinin 2050 yılında, doğal gaz rezervlerinin ise 2090 yılında
tükenme seviyesine geleceğini vurgulayan Cabacaba, “Avrupa, Amerika, Çin ve daha birçok ülke, şu
anki yatırımlarını Yenilenebilir Enerji üzerine yapıyor. Amaçları 2020 ye kadar ülke deki enerji ihtiyacının
yüzde 20’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamak” dedi.
 
“Kullanmamak büyük bir kayıp”
Adamızın yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği ve potansiyeli bakımından zengin bir ülke olduğunu
belirten Cabacaba, “Özellikle yüksek potansiyeli olan güneş ve rüzgâr enerjisi gibi çevre dostu
kaynakların kullanılmasıyla üretilecek elektrik, ülkenin tasarruf edeceği, iyi bir gelecek için hem
sürdürülebilir bir enerji sistemi, hem de sürdürülebilir çevre bırakmak açısından çok önemli. Güneşin yılın
her günü parladığı bir ada ülkesi olan Kıbrıs’ın kuzeyinde de artık alternatif enerji kaynaklarıyla
elektrik üretimi önem kazanıyor. Almanya ve İngiltere de 400W/m2 ye düşen potansiyel enerji miktarı,
Kuzey Kıbrıs için 1800W/m2 dir. Bu denli potansiyeli yüksek bir enerji kaynağını kullanmamak hem
ülkemiz hem de halkımız için çok büyük bir kayıptır” dedi.
 
“Kontrolü devlet yapmalı”
Güneşten elektrik üretmek için kurulacak olan sistemlerde dikkat edilmesi gerekenin, öncelikle sistemin
uzman sertifikalı yenilenebilir enerji mühendisleri tarafından kurulması olduğunun altını çizen Cabacaba,
“Kurulan sistemin verimliliğinin ve verilen garanti süresinin gerçek olduğundan emin olunması gerekir. Şu
anda, adamızda güneş enerjisini kullanarak elektrik üretimi en iyi yatırım şeklidir. Bir diğer önemli husus
ise kullanılacak fotovoltaik güneş panellerinin sahip olduğu kalite. Burada önemli olan malzemenin
üretildiği yer değil, üretilirken kullanılan teknoloji ve sahip olduğu sertifikalar. Bunun kontrolü Avrupa ve
bütün Dünyada olduğu gibi kurum veya kuruluşların değil, devletin kuracağı özel bir birim tarafından
yapılması gerekmektedir” dedi.
 
Azami verim asgari geri kazanım
Gerekli yasal düzenlemenin 2-3 ay içerisinde yapılmasını beklediklerini kaydeden Cabacaba, “Yapılması
gereken; devletin kuracağı özel birimin yenilenebilir enerji, makina ve elektrik mühendislerini belirli
sınavlara tabi tutarak İngiltere, Güney Kıbrıs ve Amerika gibi ülkelerde olduğu gibi sertifikalar vermesi
gerekir. Örneğin İngiltere’de, hem kullanılacak malzemeye hem de kurulumu yapacak kişi veya kişilere,
devlet tarafından “MCS” sertifikası verilerek kaçak, verimsiz ve tehlikeli sistemlerin önüne geçiliyor. Bir
diğer örnek ise Güney Kıbrıs’taki sertifikasyon sistemi. Yenilenebilir Enerji mühendisleri ile makine ve
elektrik mühendislerinin kurdukları şirketler ile bir sertifikalı uzman enerji mühendisi ile 2 teknisyenin
150kW a kadar sistem kurma yetkisi bulunuyor. Daha büyük sistemlerde ise uluslararası şirketler ile
yapılan ortaklıklar sayesinde kurulumlar yapılıyor. Burada önemli olan, 2-3 senelik elektrik harcamasını
karşılamak değil, en az 25 yıl sürecek bir sistem kurup azami verim ve asgari geri kazanım çerçevesinde
bir sistem kurmaktır” dedi.
 
Sabit ve kesintisiz tedarik
Ülkemizde büyük fotovoltaik güneş enerji santralleri yerine, her ev ve iş yerlerindeki çatı ve boş alanları
kullanarak sistemlerin kurulmasının daha avantajlı olduğunu ifade eden Cabacaba, “Devletin ve halkın
düşük bir alt yapı maliyeti ile sürdürülebilir güvenli yenilenebilir enerjiye sahip olacağı bir gerçektir.
Ayrıca, Yenilenebilir enerji kaynaklarının dağıtımı daha sabit ve kesintisiz tedarik sağlayabiliyor.
KKTC’de merkezi dağıtım nedeniyle bazen tüm şehir veya ülke enerjisiz kalırken, yenilenebilir enerji
kaynaklarını kullanarak bunları önlemek mümkün. İyi bir gelecek, sürdürülebilir bir gelecek için
yenilenebilir enerji sistemlerini desteklemek gerekiyor” dedi.